Matematiksel görev, öğrencilerin matematiksel fikre ulaşmasında rol oynayan etkili bir matematiksel aktivite olarak tanımlanır (Stein vd., 1996).
Görevlerin bilişsel istemi, öğrencilerin görevler üzerinde çalışırken katılmaları gereken “bilişsel süreçler” olarak tanımlanmaktadır (Doyle, 1988, s.170). Bu bilişsel süreçleri temel alan Görev Analiz Rehberi [Task Analysis Guide] (Stein ve Lane, 1996; Stein ve Smith, 1998), matematiksel görevleri üç ana kategoride sınıflandırmaktadır: (1) Düşük bilişsel istem seviyeli, (2) Yüksek bilişsel istem seviyeli ve (3) Sistematik olmayan keşifler. Düşük bilişsel istem seviyesi, ezber görevleri ve ilişkilendirmeye dayanmayan işlem görevleri olmak üzere iki alt seviyede de ele alınmaktadır. Yüksek bilişsel istem seviyesi ise ilişkilendirmeye dayalı işlem görevleri ve matematik yapma görevlerinden oluşmaktadır. Matematiksel kuralları, gerçekleri ve tanımları hatırlama ve matematiksel prosedürlerin uygulanması ile ilişkili olan düşük bilişsel istem seviyesindeki görevlerle karşılaştırıldığında, yüksek bilişsel istem seviyesindeki görevler; öğrencilerin çeşitli çözümler ve hipotezler üretmelerine, çözümlerini test etmelerine ve doğrulamalarına ve daha önce öğrenilen matematiksel fikir, konu ve kavramları birbirine bağlamalarına olanak tanımaktadır (örn., Boaler ve Staples, 2008). Her bir alt kategoriye ilişkin aynı matematiksel fikre ait örnek görevler Tablo 1’de sunulmuştur. Üçüncü kategori olarak adlandırılan sistematik olmayan keşif ise (Stein ve Lane, 1996), üst düzey düşünme potansiyeline sahip olabilecek bir görevde öğrencilerin, kavramın anlaşılmasının engellenmesine yol açan sistematik olmayan bir yaklaşım geliştirmelerine atıfta bulunur. Böylece, görevin üst düzey istem gerektirmesine rağmen öğrencilerin görevin gerektirdiği stratejiler dışındaki yaklaşımları ve stratejileri kullandıkları belirtilmiştir.
