Matematik Koçluğu ve Mesleki Gelişim
Modern eğitim paradigmaları, mesleki gelişimi "bireyin süreklilik arz eden öğrenme deneyimi" (Luft ve Hewson, 2014) olarak tanımlanmaktadır. Geleneksel mesleki gelişim modelleri, genellikle öğretmeni pasif bir alıcı konumuna yerleştiren "uzman odaklı" seminerlerden oluşur. Öğretmenlerin karmaşık sınıf dinamiklerini yönetme ve öğretim pratiklerini kalıcı olarak dönüştürme noktasındaki sınırlılıkları, mesleki gelişim paradigmasında radikal bir değişimi zorunlu kılmıştır (Knight, 2007). Araştırmalar, en etkili öğrenmenin öğretmenin kendi uygulama bağlamında, meslektaşlarıyla etkileşim içinde ve yansıtıcı düşünme yoluyla gerçekleştiğini göstermektedir.
Bu bağlamda projemiz, bilginin uzman kanalıyla aktarıldığı geleneksel modellerin ötesine geçerek; öğrenmenin sosyal doğasına, bağlamsal etkileşime ve uygulama topluluklarına (communities of practice) vurgu yapan bir yaklaşımı benimsemektedir (Hoadley, 2012; Simon, 2000). Projemiz kapsamında temel aldığımız Matematik Koçluğu, tam da bu ihtiyaca yönelik, işe gömülü (job-embedded) ve dinamik bir mesleki gelişim uygulamasıdır.
Matematik Koçluğu
Matematik koçluğu, öğretmenlerin günlük öğretim pratikleri ile mesleki gelişim süreçleri arasında doğrudan bir köprü kuran, iş birliğine dayalı ve eşit ortaklık prensibiyle yürütülen bir stratejidir (Knight, 2009). Matematik koçluğu, öğretmeni sınıf ekosisteminden koparmadan, teorik bilgilerin gerçek sınıf ortamında somutlaşmasını sağlayan işe gömülü öğrenme modelidir.
Matematik Koçluğu Döngüsü

Matematik Koçluğu Döngüsü (Bay-Williams vd., 2014, p.6)
Projemiz kapsamında uygulanan matematik koçluğu, üç temel aşamadan oluşan döngüsel bir yapıya sahiptir (Bay-Williams vd., 2014, West ve Staub, 2003 ).
Ön Görüşme (Planlama): Koç ve öğretmen bir araya gelerek dersin kazanımlarını, temel matematiksel kavramları ve kullanılacak öğretim stratejilerini belirler. Bu aşamada olası kavram yanılgıları tartışılır ve birlikte bir ders planı tasarlanır.
Gözlem: Tasarlanan planın sınıf ortamında hayata geçirilmesidir. Bu aşamada koç dersi modelleyebilir (kendisi anlatabilir), öğretmenle birlikte anlatabilir ya da öğretmen dersi anlatırken gözlem yaparak veri toplayabilir.
Son Görüşme (Yansıtma): Uygulama sonrasında yapılan bu görüşmede, dersin başarısı ve öğrenci çalışmaları değerlendirilir. Öğretmen kendi pratiği üzerine yansıtmalarda bulunurken, bir sonraki dersin odağı ve geliştirilmesi gereken noktalar belirlenir.
Neden Matematik Koçluğu?
Matematik koçluğu, teorik bilgilerin gerçek sınıf ortamına aktarılmasında bir köprü görevi görmektedir. Alan yazındaki çalışmalar, bu modelin öğretmen özyeterliğini artırdığını, öğretim pratiklerini zenginleştirdiğini ve dolaylı olarak öğrenci başarısını olumlu yönde etkilediğini göstermektedir (Kraft vd., 2018; Taylor, 2017).
Özellikle mesleğinin ilk beş yılında olan öğretmenler için üniversitedeki teorik eğitimin karmaşık sınıf dinamikleriyle buluşması zorlayıcı olabilir. Projemiz, matematik koçluğu aracılığıyla yeni öğretmenlerimize sınıflarında birebir destek sunarak, onların üst düzey matematiksel görevlerin hazırlanmasına, uygulanmasına ve değerlendirilmesine yönelik öğretim kapasitelerini geliştirmeyi hedeflemektedir.
